Türk silahlı Kuvvetleri 2500 yıllık geçmişi ile Türk milletinin bir gurur abidesidir.
Diğer milletlerde pek bulunmayan bir özellik olarak "her türk asker doğar" felsefesinin gururlu bir tablosudur TSK.
Her Türk ailesi evladını askere yollarken şenlik yapar, anadoluda vatana kurban olsun diye askere gidecek gençlere kına yakılır. Türk silahlı kuvvetlerini anlamak için Türk olmak gerekir. Başka milletlerin orduları ile kıyaslanmaz bir kutsiyeti vardır kendi milletinin gözünde, her asker evladı sivilken ne olursa olsun, üniformayı giyip bir TSK üyesi olduğunda gözbebeği olur.
Askere gitmeyen askerliği, Türk olmayan da TSK'yı bilemez.
BOSTANCI 99'ers Bütün bunlar ışığında TSK'nın olması gereken yeri şu şekilde düşünüyor:
Askerlik mesleğini icra edenler, milletin hizmetkarı olduklarını unutma gafleti içerisine girmesinler. Millet bütün enstrümanları ile hizmet görmelidir. Ona hizmet edenler kendilerini milletten üstün göremezler, bunun aksi millet hainliğidir.
Her ne kadar demokrasinin realizasyonuna şüpheyle yaklaşsak da, atanmışlar seçilmişlere saygı duymadıkları zaman demokrasinin de D'sinden bile söz edilemez.
Buna göre, Her kuvvet komutanı bulundukları şehrin belediye başkanının karşısında hazırolda durmadıkları sürece bu ülkeye demokrasi gelmez.
Milletin üzerindeki iç ve dış tehditleri kaldırmak ve yoketmekle yükümlü olan TSK bunu sivil iradenin arzusu ve güdümüyle yapar; aksi takdirde kendisi bir İÇTEHDİT olur ki, bunun sonucu anarşidir.
Millet devletten daha kutsaldır, zira devletin varlığı milletle kaimdir. Devletin olma sebebi millettir. Milletin huzuru, devlet organlarının huzurundan önce gelmelidir.
Hiçbir yasal kuvvet, milletten ve onun temsilcisi olan parlementodan daha üstün olamaz.
Bazı elitist ve faşist siyasetçilerin, TSK üzerinde oynadıkları tehlikeli oyunla onları siyasete çekme çalışmaları kesinlikle vatanhainliği ile cezalandırılmalı ve bu siyasetçilerin siyasi hayatları bir daha başlayamayacak şekilde sonlandırılmalıdır.
TSK son yıllarda sahip olduğu doğru çizgiyi aşmamalı ve tahriklere kapılmamalıdır.
Aslında TSK'yı milletle karşı karşıya getirenler TSK düşmanlığı yapanlar değil, TSK'ya dost gözükenlerdir. TSK bunun farkına varmalı ve sorumlulara gerekli cezayı yargı yoluyla temin ettirmelidir.
TSK'nın siyasi görüşü, şartlar ne olursa olsun olamaz, bu bakımdan TSK'yı tahrik cezasız kalmamalıdır. Laiklik, cumhuriyet, demokrasi, dini, milli ve ahlaki değerleri korumak TSK'nın değil MİLLETİN görevidir. Bu görevde kullanılacak enstrümanları millet belirler ve yönetir, işte TSK bu enstrümanlardan birisidir. Kendini milleti yönetme görevinde gördüğü zaman gözbebeğimiz bir iç tehdite dönüşür, bu da TSK'nin değil milletin problemi olur.
TSK bu milletin şerefli oğludur, işine alet etmeye çalışana milletin yargı sisteminin acıması hem millete hem de şerefli evlada zulümdür ve devletin bekasında bir zaafiyettir.
Bostancı 99'ers